Yazı Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mevlana Çakıral
mevlanatrb@gmail.com
Zulmün rengi olmaz
22 Ocak 2014 Çarşamba Saat 17:57

 

Siyaseten taraf olabilirsiniz. Dünya görüşünüz çok farklı olabilir. Dininiz, mezhebiniz farklı olabilir. Hatta ilk çağ filozofları gibi ekstrem biri de olabilirsiniz. Hiç önemli değil. Ama insani yönümüzü kaybettiğimiz zaman hiçbir şey değilizdir.

Biliyorduk Suriye’de yapılan vahşeti. O veya bu yaptı ne fark eder. Vahşeti yapan da insan vahşete maruz kalan da…

Senin canin benim canim diye bir şey mi var? Muhalif olmak veya Esadçi olmak çok mu anlamlı? Kendimize illa da bir taraf mı seçmeliyiz siyasi yelpazelerden? İnsanlık katlediliyor bunu anlamak, bilmek yeterli değil mi?

Esad’ın zulmünü hafifletmek için karşıt grupların zulümlerine bakmak kimse kusura bakmasın insanlık değildir.

Devletin görevi, devletim diyenin vazifesi vahşet işleyenleri derdest etmektir. Devlet bizatihi vahşeti yöntem olarak seçemez. Suriye’nin açık bir cezaevi olduğunu bilmeyen yoktur. Babanın çocuğuna güvenmediği bir korku devleti kurup yapılan zalimlikler için kılıf aramak insani değildir.

Farklı gruplar her türlü haltı işleyebilir. Ama devlet işleyemez. Biz dün akşam tekrar devlet vahşetini gördük. Yayınlanan fotoğrafların ne için yayınlandıklarının hesabını yaparken asıl hesabı unutmamak gerekiyor.

Kudüs’ün Haçlılar tarafında istila edilmesinde Müslümanlara yapılan zulmün daha fazlasını Müslümanlar birbirlerine reva görüyor. Bir de bu vahşete sessiz kalan, tribünlerde alkış tutan Müslümanlar var.

Bir insanın hayvana yapamayacağı işkenceyi bir insana yapması her halde ancak insan diye ortalıkta gezen şeytandan da aşağı mahlûkların işi olabilir.

Apaçık görülen bir vahşete dur diyemiyorsak, ya da vahşet karşısında hem fikir olamıyorsak bizler hiçbir konuda iflah olmayız arkadaş.

Bu yapılanın haksızlık olduğunu bildiğimiz halde tevil yoluna başvurmak sahtekârlıktır. Bir insan, bir Müslüman böyle yapamaz. Efendimiz (sav) bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: “Bir yerde zulüm varsa ve gücünüz yetiyorsa elinizle düzeltin. Yetmiyorsa dilinizle düzeltin. Ona da yetmiyorsa kalbinizle buğz edin. Bu da imanın en alt mertebesidir.”

İmanın en alt mertebesi olduğu gibi insanlığın da son sınırıdır.

Yine efendimiz (sav) başka bir hasisinde; Zulme uğrayana da yardım ediniz, zulmü yapana da. Zulme uğrayana yardım ettiğinizde o kişiyi haksızlıktan kurtarmış olursunuz. Zulüm yapana yardım ettiğinizde o kişi zulüm işlemez der.

Nereden bakarsanız bakın onca vahşeti haklı gösterecek hiçbir izah bulamazsınız. Kim yaparsa yapsın haksızlığın yanında olamayız, olmamalıyız.

Devletin, meşru bir organizasyonun işkence yapması ile bir grubun işkence yapması aynı değildir. İkisi de yanlış ama biri diğerini meşru kılmaz.

Orda veya burada ayaklar altına alınan şey insanlığın şerefidir, onurudur.

Birileri acılar karşısında imtihan verirken başkaları da bu acılar karşısında takındığı tutumla imtihan oluyordur. Yarın çocuklarımıza karşı nasıl cevap vereceğiz? “Baba ne yaptın, apaçık bir vahşet karşısında hangi taraftaydın?” soruları ile muhatap olmamak için en azından çevremizdekilere bir mesaj vermeliyiz.

Bu dünyanın zulmü bitmez. Bitmeyecek de. Ama iyi insanlar da bitmeyecek. Tarafımızı bu şekilde belli etmeliyiz.

Yanlışa karşı doğru…

Twitter.com/mevlanacakiral

 

Bu makale toplam 4159 defa okundu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİTE ANKET
Sizce Çaykara'da Yüksekokul Açılmalı mıdır?
Kesinlikle Açılmalıdır
Açılsa İyi olur
İlgi Alanıma Girmiyor
Açılmasa Daha İyi
Kesinlikle Açılmamalıdır
Künye . Reklam . İletişim . RSS   Copyright © 2002-2017 Çaykara Gazetesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR